444 5 888

SCAR YARA REVİZYONU

Eski Yaralarınız Artık Çözümsüz Değil!

DEVAMI

SAÇ EKİMİ

Zamanın Etkilerine Karşı Koymak İçin Geç Kalmadınız!

DEVAMI

YÜZ GERME (FACE LİFT) AMELİYATLARI

Yüzünüz Yıllara Meydan Okusun...

DEVAMI
Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Nedir?

 Tam adı Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi olan bu cerrahi tıp dalı, genelde 'Plastik Cerrahi' ya da 'Estetik cerrahi' şeklinde adlandırılmaktadır. Medyada daha çok estetik cerrahi ameliyat ve uygulamaları ile yer bulmaktadır. Aslında  estetik cerrahi ameliyat ve girişimleri, Plastik Cerrahi'de buzdağının görünen kısmıdır. Estetik cerrahi ameliyatları, Plastik Cerrahi uygulamalarında % 10-20'lik bir kısmı oluşturur. Plastik cerrahi ameliyatlarının çoğu el cerrahisi, rekonstrüktif mikrocerrahi, maksillofasiyel cerrahi, ortognatik cerrahi, baş-boyun ve cilt tümörleri cerrahisi, doğuştan el, yüz anomalileri tedavisi, dudak-damak yarığı tedavisi, kraniofasiyel cerrahi, akut-kronik yara tedavisi, doku nakilleri (greft ve flep cerrahisi) başlıklarında toplanabilir.

 Talep ve yapılan ameliyatlar göz önüne alındığında her türlü yüz estetiği, burun estetiği, karın estetiği, meme estetiği sayısı ülkemizde hızla artmaktadır. Dünyada yapılan en sık estetik operasyon liposuction-lipektomi olmasına karşın, ülkemizde en sık rinoplasti operasyonu yapılmaktadır. Saç ekimi prosedürleri ise hasta konforu ve başarıyla ülkemizde uygulaması hızla artmış olan bir  estetik müdahaledir. Cinsel estetik (genitelia estetiği), hasta farkındalığının artması, tedavi edilebileceğinin öğrenilmesi ve yüz güldürücü sonuçları ile uygulaması artan estetik prosedürlerden biridir. Estetik cerrahi ameliyatları, çoğu zaman zorunlu acil bir tıbbi ihtiyaca bağlı olmadan yapılan, hastanın doktoruyla iletişimi sonucu karar verilen ameliyatlardır. Hastalar arasında var olan yanlış bir algı, bu ameliyatlarının hiçbir riski olmadığıdır. Diğer ameliyatlardan çok daha düşük olsa da ameliyata ya da anesteziye bağlı komplikasyon riskleri bulunmaktadır. Bu nedenle estetik ameliyatlar da normal birer ameliyat gibi düşünülmelidir. Bu konuların doktorla detaylı olarak görüşülmesi gerekmektedir. Daha çok, vücut konforu, kendini iyi hissetme, özgüven artışı ve mutluluk için talep edilen estetik cerrahi ameliyatları, her türlü donanım ve ekibe sahip olan hastanelerde, uygun ameliyathane şartlarında yapılmalıdır. Muadillerine göre çok düşük ücretlerin talep edildiği ameliyatlar konusunda dikkatli olunmalıdır. Vücut için yerleştirilen implant, protez gibi maddelerin bilgi ve kimlikleri ameliyatı yapacak olan doktordan istenmelidir. Yetkili onay ve denetime tabi olan ürünler kullanılmalıdır.

 'Aman benlerini aldırma, kötüye döner' 'Benini aldırma, yayılır, kanser olur' şeklinde bazı inanışlar toplumun her kesiminde mevcuttur. Bu inanışlar, hem hastada yersiz bir korkuya, hem doktorda aşılması güç bir inanışı  düzeltmeye çalışırken zaman kaybına, hem de sırf bu nedenle doktora başvurmayan hastalanın bazı cilt kanserlerinin geç tanı konulmasına sebep olmaktadır. Geç tanı konulan vakalarda ise tedavi daha güç olmaktadır. Vücuttan çıkarılan her doku örneğinin patoloji bölümüne incelenmesi gereklidir. Klinik olarak cerrah bir cilt lezyonu hakkında tecrübe ile ne olduğuna dair fikir sahibi olmasına rağmen kesin tanı, patoloji bölümünce incelendikten sonra söylenebilir. Ciltteki basit benlerin alınma endikasyonu kozmetik amaçlıdır, tıbbi bir alınma zorunluluğu bulunmamaktadır. Benlerin alınmasının bir zararı bulunmamaktadır. Benlerin alınması ne sayısının artmasına ne de kanser olmasına sebep olur. Aynı anda rastlantısal olarak gerçekleşen ben sayısı artışı, ya da çıkarılan cilt lezyonunun patoloji inceleme sonucunun  bir cilt tümörü olarak değerlendirilmesi hastalarda yanlış düşüncelere yol açmaktadır. Halbuki cilt tümörü olduğu tespit edilmiş olan lezyon, zaten ciltte tümör olarak mevcuttur, önemli olan tanısı konulduktan sonra gerekli ve yeterli tedavisinin yapılmasıdır. Ben olduğu farzedilen bir cilt lezyonunun inceleme sonucu cilt tümörü olarak izlendiğinde ise, hastaya erken tanı konulmuş olması hastanın kendi yararınadır. Yüzde veya vücudun başka bir yerinde bulunan veya yeni oluşan benler, lekeler, yaralar hasta veya bir Plastik cerrahi ya da Cildiye uzmanı tarafından takip edilmelidir. Yeni çıkan, renk değiştiren,büyüyen, kanama gösteren, sınırları düzensiz olan, 0.5 cm çaptan büyük olan, etrafında başka lekelerin oluştuğu benlerin cerrahi olarak çıkarılması önerilir. Bu özellikteki benler cilt kanseri gelişimi riski taşıdığı için tedavi edici nitelikte çıkarılmalı ve incelenmelidir. Hastalar özellikle bu tür benlerle kendileri oynamamalı, kendi düşüncelerine göre farklı ilaç, bitki veya zehir tedavileri uygulamamalıdır. Bu gibi işlemler cilt kanseri dokusunun büyümesine yol açabilir. Plastik cerrahi, güzellik ve estetikle ilgili bir branş olduğu için insanlarda haklı olarak daha güzel yara izleri veya hiç kalmayan yara izleri talebi yüksek olmaktadır. 'Lazerle dikiş' en sık telaffuz edilen yanlışlardan biridir. Lazer genel olarak tahrip etme, cilt tabakası soyma gibi amaçla kullanılan bir teknolojidir. Yani birleştirici, dikiş atıcı bir özelliği bulunmamaktadır. Hastaların lazerle dikiş diye kastettiği dikiş ise cildin altından atılan, cildin dışında görülmeyen, genelde vücut tarafından eritildiği için alınmasına gerek olmayan dikiş türüdür. Hasta konforu açısından alınma sorunu olmaması nedeniyle daha çok talep gören bu yöntemde de yara izi kalma riski mevcuttur. Doktor tarafından ince dikiş alet ve malzemeleri kullanılması, nazik dikiş atılması, yara dudaklarının düzenli birleştirilmesi izin kalmaması ya da minimal kalması açısından çok önemlidir, fakat yeterli değildir. Her insanın farklı yara iyileşme kapasitesi mevcuttur. Yaş, cilt gevşekliği, ırk gibi faktörler yara izine etki etmektedir. Örneğin siyah ırkta kötü yara izleri kalabilmektedir, İskandinav ırkta hiç iz kalmayabilmektedir. Diyabet hastalığı olanlar, kolajen ve bağ doku hastalıkları bulunanlar, damar yetmezliği vb hastalıkları bulunanlarda daha kötü yara iyileşmesi gözlenir. Ayrıca bazı insanlarda, yara izleri iyileşirken kabarmalar ve kızarıklıklar gösterebilir. Hipertrofik skar veya keloid şeklinde izlenen bu kabarık yara izleri, vücutta bulunduğu yere göre farklı ebatlarda izlenebilen genetik bir durumdur. Bunların da  steroid pomad, steroid enjeksiyon, silikon baskısı, lazer gibi tedavileri yapılabilinmektedir. Estetik ameliyatlarda görünür iz kalması istenmeyen bir durumdur. Plastik cerrahlarca yapılan, estetik ameliyatlarda nazik dikiş atılması, dikişlerin kamufle edilmesi, vücut çizgilerine denk getirilmeye çalışılması, görünmeyen bölgelerde dikişlerin atılması ile kısmi bir ilüzyondur. Örneğin burun ameliyatları burnun iç kısmından yapılır, ciltte iz görülmez. Kepçe kulak ameliyatları kulak arkasından yapılırsa iz kaldığı takdirde direk görülemez. Meme estetiği ameliyatlarında meme başı çevresi ve meme dokusu ile göğüs kafesi arası kıvrımlarda dikiş atılarak, kalan izlerin tolere edilebilen ve kamuflajı kolay noktalarda olması sağlanır.